10 Nisan Cuma , 2020

YAŞAM

“İslam, Şehir Kültürüdür”

Haber: Eren VARLI Birlik Vakfı Erzincan Şubesi Şehir Okumaları programlarına devam ediyor. Şehir Okumalarının bu haftaki konuğu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Nizamettin Parlak oldu. “İslam Tarihinde Şehir Algısı” üzerine sunum yapan Parlak; İslam tarihinde şehirlerin yerini, hangi saiklerle şehirlerin kurulduğunu, İslam’ın şehirli olmaya ve şehirleşmeye verdiği önemi, başlıca şehir örneklerinden modellemeler ve şehir toplum ilişkilerini anlattı. Parlak sunumunun sonuç kısmında ise Erzincan ile ilgili yapılabilecekler hususunda müzakere edilmesi gereken konu başlıklarına değindi. Şehrin, insanın hayatını düzenlemek amacıyla meydana getirilmiş önemli bir yapı olarak tarif edildiğini belirten EBYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nizamettin Parlak, şehirlerin ortak savunma ihtiyacı, güvenlik ihtiyacı gibi iradeyle, bazen de birbirine yakın köylerin kendi imkânlarıyla büyümek suretiyle meydana gediğini ifade etti. İslâm medeniyetinde şehirden bahsederken, “Bugünkü Mekke’nin olduğu yerde, 4000 yıl önce herhangi bir köy, şehir, insan vs. söz konusu değildir. Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle Hz. İbrahim oğlu İsmail’i ve eşi Hz. Hacer validemizi oraya bıraktıktan; suya ulaşıldıktan sonra burada bir şehir oluşmuştur. Bu şehir Ümmü’l-kurâ (Şehirlerin anası, ana kent)  olarak nitelendirilmiştir. Müslümanların kıblesi olduğu için kıymetlidir. Medine ise farklı özelliklere sahiptir: İslam’ın dolayısıyla Peygamber A.S.’ın formatladığı bir şehirdir. Bu formatlama şehrin isminin değiştirilmesiyle başlamıştır. Zarar vermek,  karıştırmak, kötülemek, başa kakmak, bozmak gibi anlamlara gelen Yesrib adı Medinetü’l Nebi, daha sonrada Medine şekline dönüştürülmüştür. Peygamber A.S. 622 yılında Medine’ye hicret etmiş, şehirleşmesi ve medenileşmesi için özel çaba sarf etmiştir. Çünkü İslam dini şehir dinidir. Bir takım ibadetlere baktığımız zaman bunlar ancak şehirde yerine getirilebilir türdendir. İbadetler, mabetler, temizlik, mahremiyet anlayışı şehirlerin, şehirlerdeki meskenlerin şekillenmesini, fiziksel yapısını, mimarisini ve sanatını etkiler ve geliştirir. Mesela namaz ibadetinin en temel şartlarından biri temizliktir. Bundan dolayı Medine başta olmak üzere, daha sonraki dönemlerde İslam şehirlerinde dikkatimizi çeken en temel yapılar hamamlardır, çeşmelerdir, tuvaletlerdir” dedi. Dünyada Müslüman olan ilk şehrin Medine olduğunu vurgulayan Parlak, “İslam aslında Medine’yi gönülden fethetmiştir. Medine’den önce İslam tarihindeki yerini almış olan Mekke ise savaşılmadan ama ordularla fethedilmiştir. Mekke ile Medine sanki birbirinin zıt ikizleriymiş gibi durur. Mekke sert, haşin, nobran (kaba, kırıcı) bir şehir izlenimi veriyor. Medine ise daha uyumlu, daha merhametli… Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere sıfatlarında da bu izlenimi edinmek mümkündür. Nasıl Mekke’nin bir Medine’si varsa aynı şekilde her şehrinde bir Medine’si vardır ya da olmalıdır. İkizini bulan şehirlerin daha dengeli ve daha huzurlu olduğunu düşünmekteyim. Kudüs’ün, Kufe’nin, Kahire’nin Medine’si yok, ya da Medine’sini bulamamış, bu yüzden de bu şehirler tarih boyunca huzurlu olamamışlardır” diyerek, “Kurtuba’nın Medine’si Gırnata, İstanbul’un Medine’sinin ise bütün Anadolu olduğunu düşünüyorum. İslam önce Anadolu’yu, sonra İstanbul’u fethetmiştir” dedi. “İslam şehirde doğmuş bir dindir ve İslam, şehir kültürüdür. Bu yüzden Mekke’de doğan İslam dini medeni hayatı teşvik etmiştir. Çünkü İslam’ın ilkeleri ve ibadetleri ferdi değil, toplulukla icra edilebilecek özelliklere sahiptir. Buda yerleşik olmakla mümkündür. İbadetler, mabetler, temizlik ve mahremiyet anlayışı şehirlerin, şehirdeki meskenlerin şekillenmesini, fiziksel yapısını, mimarisini ve sanatını etkiler ve geliştirir. Günümüzde şehirlerin ve meskenlerin inşasında mahremiyet meselesinin dikkate alınmalıdır. Mahremiyeti yok eden mimariye izin verilmemelidir. Mekânlar, şehirler, mimari, aidiyet duygusunu beslemelidir. Kentlerin aidiyeti kaybetme sorunu var. Bu yüzden yabancılaşma artıyor. Buda öfke üretiyor” diyen EBYÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Parlak, şehirlerin yüz yılara dayanan değişimleri olurken, Osmanlı döneminde İstanbul’un yangınlar sebebiyle, Erzincan’ın da depremler nedeniyle bir yüzyılda birkaç kez yerinin değiştiğini; Avrupa’nın ise eski şehirlerinin yanına yeni şehirler inşa ettiğini, eski şehirlerini muhafaza ederek kimliğini, benliğini, aidiyetini koruyarak devam ettirdiğini, Osmanlı’nın Kabe’nin yanında Kabe’den daha yüksek bir yapı inşa etmemesini bu hassasiyetten kaynaklandığını ifade etti. Hazreti Peygamberin 622’de Medine’ye göç ettikten sonra Müslüman olacak her kimse, nerede yaşıyor olursa olsun, Medine’ye göç etmek zorunda emriyle medeni bir toplum inşa etmek istediğini, badiyede kalarak İslam dinini emir ve yasaklarının algılanamayacağını, yaşanamayacağını, medenileşilemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Nizamettin Parlak, “İslami dönemdeki şehircilik açısından ilk düzenlemeler Peygamber tarafından hicretten sonra Medine’de gerçekleştirilmiştir. Hz. Peygamber. Müslüman şehirler için cami merkezli bir şehir modeli oluşturmuştur: Kuracağı şehrin, şehir devletinin önce sınırlarını belirledi. Ardından mescit yeri, pazar yeri, mezar yeri tahsisinde bulundu. Bu yüzden İslam dünyası cami merkezli bir şehir anlayışına sahiptir. Grup kimliğinin oluşmasında mekânsal sınırların belirlenmiş olması çok önemlidir. Mekânsal sınırlarınızı belirlemişseniz, grup kimliğinizi, şehir kimliğinizi inşa etme şansınız vardır. Mekke’nin 630 yılında fethinden sonra hicret de bitmiştir. Bu yüzden de Medine İslam dünyası için bir model olmuştur. Endülüs’ten Türkistan’a kadar geniş bir coğrafyadaki İslam şehirleri, bulundukları bölgelerin tarihi, coğrafi ve kültürel miraslarını devam ettirmekle birlikte, İslam’ın getirdiği düşünce sistemi ve hayat anlayışı, şehirlerin fiziksel yapısını önemli ölçüde etkilemiştir. Müslümanların kurduğu ilk şehir Basra’ dır. İslam tarihinde şehir planlamasının ulaştığı zirve Bağdat’ın inşasıdır (MS. 762-766). Hanefi ve Hanbeli mezhepleri Bağdat’ta doğmuştur. Bu yüzden denir ki şehir kültürüne alışık insanlar Hanefi mezhebine meylederler. Şafii mezhebi müntesiplerinin daha çok kır, badiye yaşantısını seçmiş insanlar tarafından tercih edilir” dedi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Anadolu’nun his tarihi yazılmalıdır. Birde şehirlerin gelecek tarihleri yazılmalıdır” söyleminden yola çıkarak Erzincan’la ilgili ne yapılabilirin müzakere edilmesini, birbirine yakın şehirlerin yıpratıcı rekabetinin ortadan kalkması için merkezi vilayet sistemine geçilmesi tarzındaki önerinin en azından akademik dünyada tartışmaya açılması gerektiğini de ifade eden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nizamettin Parlak, “Erzincan’ın büyüme ve büyütme kriterleri belirlenmeli. Dijital dünyanın kılavuzu dijital ortamda dünyayla entegre edilerek oluşturulmalı ve sürekli güncellenmelidir. Bu bağlamda Erzincan için benzer bir girişim söz konusu olmalı, bunlar konuşulmalı.  Erzincan’ın sözlü tarihi kayıtlara geçilmelidir. Sesli görüntülü kayıtlar yapılmalı, bunlar deşifre edilip yazıya geçirilmeli. Günümüzden 800 yıl önce Seyyah İbn-i Batuda’nın Erzincanlıların bakır işlemeciliğindeki maharetlerinden bahsettiğini, bu tarihi bağlantıdan istifade ederek yok olmaya doğru giden bakırcılığın, ekonomik açıdan geliştirilmesi sağlanmalıdır.  Evliya Çelebi Osmanlı padişahlarından üç tanesini Erzincan fatihi diye zikreder: Yıldırım Beyazıt Han, Fatih Sultan Mehmet Han, Yavuz Sultan Selim Han. Şehrin bu üç sultanla irtibatlandırılarak yılın belli günlerinde ve yıl dönümlerinde Türkiye çapında ses getirecek faaliyetler yapılarak bunlara Erzincan civarında gerçekleşen Yassıçemen, Kösedağ, Otlukbeli savaşlarının yıl dönümlerinde de benzer faaliyetler eklenmelidir” diyerek Birlik Vakfı Erzincan Şubesi’ne sundukları bu imkân için teşekkür etti.

Devamı...

193 Umreci Dualarla Karşılandı

Haber: Eren VARLI Diyanet İşleri Başkanlığı umre organizasyonu ile Erzincan’dan yarıyıl tatili umre vazifesine giden 193 kişi dönüş yaptı. 15 gün boyunca kutsal topraklarda Umre vazifesini yerine getiren vatandaşlar Erzincan havaalanında Müftü Mehmet Emin Çetin il müftülüğü personelleri ile yakınları tarafından dualarla karşılandı. Karşılama esnasında duygusal anların yaşandığı karşılamada vatandaşlar yakınlarına kavuşmanın sevincini yaşadılar. Umre ‘ye giderek hayallerinin gerçek olduğunu belirten vatandaşlar herkesin Umre ‘ye ve mümkünse Hac ’a gitmesi gerektiğini söylediler. Umre ziyaretlerini tamamlayarak Memleketlerine dönen Umreciler bir yandan döndükleri için mutluluklarını ifade ederken Kutsal topraklarda yaşadıkları duygu dolu anları yakınları ile paylaştılar. Umre veya Hac vazifesinin erken yaşta yapılmasının önemine vurgu yapan Umreci vatandaşlar, “Umremiz çok güzel geçti. Allah’a şükürler olsun çok güzel bir umre yolculuğu geçirdik. Görevlilerde bizlerle çok iyi ilgilendiler. Bizlerde ibadetlerimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştık. Allah herkese o kutsal yerleri görmeyi, Hac ya da Umreyi nasip etsin” dedi. Erzincan Hava limanında umrecileri karşılayan Erzincan İl Müftüsü Mehmet Emin Çetin Yarıyıl tatili umrecileri karşıladıklarını belirterek, “O mübarek topraklarda yapılan dualar ret olunmaz. Allah Umrenizi kabul etsin inşallah Hac vazifesini yapmakta nasip olur. Yapmış olduğunuz umrenizde Yüce rabbim dualarınızı kabul eylesin. Milletimizin ülkemizin birliğini, beraberliğini, dirliğini, düzenini kıyamete kadar daim eylesin. Ülkemizin ve İslam âleminin sıkıntılarının biran önce sona ermesini nasip eylesin. Cümlemiz hakkında ülkemiz hakkında yüce rabbim iyilikler, güzellikler ihsan eylesin. İnşallah daha nice kafileler göndermeyi Rabbim bizlere nasip etsin” dedi.

Devamı...

KEMAV’da Çelikmen Dönemi Başladı

Haber: Eren VARLI Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı’nın (KEMAV) Genel Kurul Toplantısı yapıldı. 2010 yılından bu yana 5 dönem KEMAV Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen İsmail Yücel, koltuğu Başkan Yardımcısı Dr. Ferudun Çelikmen’e devretti. Yapılan seçim ile ilgili İsmail Yücel, yaptığı açıklamada  “2010 yılından bu yana yürüttüğüm KEMAV Başkanlığı görevini bugün yapılan genel kurulda birlikte çalıştığım dostum Dr. Ferudun Çelikmen’e huzur ve güvenle devrettim” dedi. Yapmış olduğu hizmetlerin arkasında durduğunu ve yine canla başla yardıma devam edeceğini belirten Yücel, KEMAV ‘dan, Kemaliye Belediyesinden, KEMALİYEDER ‘den ve ERGAB ‘tan çok kıymetli hediyeler, plaketler aldım, hepsine teşekkür ederim. Yeni KEMAV yönetime başarılar dilerim” dedi. Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman’nın da katıldığı genel kurulumuzda boş bulunan 11 Mütevelli Heyet Üyeliği için yapılan seçimde 11  yeni kişi oy birliği ile Mütevelli Heyeti Üyesi oldu. YENİ MÜTEVELLİ HEYET ÜYELERİ Fatma Akyüz, Fatma Gedikoğlu , Mustafa Bozkurt, Bekir Berat Özipek,  Feray Köse,Ender Erdem,Erdem Erkul,Atilla Erdaloğlu,Mehmet Ataman,Ragıp Güneysu, Hasan Şenel. KEMAV’IN YENİ YÖNETİM KURULU İSE ŞU ŞEKİLDE OLUŞTU Dr. M.Ferudun Çelikmen, Müştak Ağrikli, Aytül Erdaloğlu, Bekir Taner Ateş, Kadriye Ayda Ünal, Günhan Ünsal, Rıza Erman. Yeni Başkan Dr. Ferudun Çelikmen,  ise ‘‘KEMAV bundan önce olduğu gibi bundan sonra da ecdat mirası, cennet memleketimiz için, Kemaliye sevdalısı hemşehrilerimizle birlikte çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Devamı...

KEMAV, ”Kemaliye Altından Değerlidir” Dedi

Haber: Eren VARLI KEMAV Ankara Kemaliye Platformu tarafından Kemaliye’de altın madeni arama faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik olarak bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantı Sanayi ve Ticaret Eski Bakanı Ali Coşkun Başkanlığında, Ulaştırma Eski Bakanı ve KEMAV Kurucu ve Onursal Başkanı Hasan Basri Aktan ve KEMAV Başkanı İsmail Yücel tarafından yönetildi. Geniş bir katılım sağlanan toplantıya siyasetçi, bürokrat, iş insanı, hukukçu, akademisyen, mühendis, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Kemaliyelilerden oluşan toplam 73 davetli katıldı. Toplantıda Kemaliye’de altın madeni arama faaliyetlerinin durdurulması, Kemaliyelilerin ortak kararı ve talebi olduğu vurgulandı. Kemaliyelilerin, Kemaliye’nin doğal güzelliklerini, kültür nehri niteliğindeki Karasu/Fırat Nehrini, Sarıçiçek Yaylasını, Subatan Gölünü, Dilli Deresini, Kadıgölünü ve içme suyu kaynaklarını korumak amacıyla, gerekli yasal her türlü mücadeleyi kararlılıkla yürüteceği açıklandı. Toplantı sonunda hukuk, çevre, bilim ve iletişim konu başlığı ile dört çalışma grubu/komitesi oluşturuldu. Tüm çalışmalar KEMAV’ın koordinasyonunda; Kemaliye Belediye Başkanı, Köy Muhtarlıkları ve Dernekleri ile işbirliği halinde yürütülecek. Yapılacak çalışmaların Üst Düzey Kamu Temas Heyeti tarafından müştereken değerlendirilmek suretiyle, alınması gereken tedbirler kararlaştırılacak. İlgili Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde gerekli temaslarda ve girişimlerde bulunulacak. Ankara istişare toplantılarında mutabakat sağlanan çözüm önerileri olarak; “1-Sarıçiçek Yaylası, Subatan, Hotar, Dilli Çayı, Karanlık Kanyon dâhil bu alanın barındırdığı Habitat ve eko-sistem nedeniyle, bölgenin ‘milli park veya özel çevre koruma bölgesi’ ilan edilmesi yönünde çalışmalar yapılması ve girişimlerde bulunulması, 2-Kemaliye’nin doğal dokusu, özgün mimari yapısı ve taşıdığı kültür değerleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dâhil edilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve bu yönde girişimlerde bulunulması” kararlaştırıldı.

Devamı...

100 Bin Sosyal Konut’un 500’ü Erzincan’a

Haber: Eren Varlı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdesini verdiği “100 Bin Sosyal Konut Projesi” kapsamında Erzincan’da 500 konut inşaa edilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdelediği “100 Bin Sosyal Konut Projesi” ne ilişkin olarak AK Parti Erzincan Milletvekilleri Süleyman Karaman ve Burhan Çakır yazılı bir basın açıklaması yaptılar. Projenin detaylarını anlatan Erzincan Milletvekilleri açıklamalarında; “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müjdelediği 100 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında Erzincan Merkez’de 195, Üzümlü ilçesinde 75, İliç’te de 230 olmak üzere toplam 500 konut yapılacak. Erzincan Merkez’de yapılacak 195 konutun 137’si 2+1 tipte, 58’i 3+1 tipte yapılacak. Erzincanlı hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olsun.  Dar gelirlileri ev sahibi yapmak için müjdelenen 100 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında aylık 894 liradan başlayan taksitlerle 240 ay vade ile Türkiye tarihinin en ucuz finansal maliyetiyle dar gelirli vatandaşlarımız evlerine kavuşacak. 16 Aralık-15 Ocak tarihleri arasında başvuruların Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından alınacağı projeye aylık geliri 5 Bin 500 TL’den düşük olanlar başvurabilecek.  Bir buçuk yıl içinde bitirilmesi planlanan konutlar özelliklerine göre 140 bin ila 210 bin TL arasında fiyatlarla satışa sunulacak. Yüzde 10 peşin ödeme yapan vatandaşlarımız, aylık 894 TL taksit ve 240 ay vadeyle bu konutlara sahip olabilecek. Konutlara başvuru için ayrıca daha önce TOKİ’den ev almamış ve konut kredisi kullanmamış olmak gerekiyor. Erzincan adına başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Erzincan’ın medarı iftiharı Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a, Toplu Konut İdaresi Başkanı Sayın Ömer Bulut’a destekleri için teşekkürlerimizi iletiyoruz. Erzincan’da çakılan her hizmet çivisinin takipçisi ve destekçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandılar.       TOKİ tarafından konut başvurularına ilişkin yapılan yazılı açıklamada; “Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 100 Bin Sosyal Konut Projesi  kapsamında inşa ettirilecek konutlar için, T.C. Ziraat Bankası A.Ş.’nin Proje  İlinde bulunan yetkili Şubeleri aracılığı ile başvurular kabul edilecektir. Başvuru Bedeli 2+1: 500.- TL Başvuru Bedeli 3+1: 1.000.-TL Başvurular; 4 kategoride kabul edilecektir; 1. Kategori olan “Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimleri” 2. Kategori olan “En az %40 Engelli Vatandaşlarımız” 3.Kategori olan “Emekli Vatandaşlarımız” 4. Kategori olan “Diğer alıcı adayları” Başvurusu toplanacak konutların ihalesi yapıldıktan sonra şerefiyeli satış fiyatları belirlenecek olup, başvuru sahipleri arasında  “Hak Sahibi Belirleme” kurası çekilecektir. Satışa sunulan konutlar için kura çekilişi yapılması halinde kura yeri ve saati İdarenin web sayfasında duyurulacaktır. Satışa sunulan konut sayısından daha az başvuru olması durumunda, başvuruda bulunanlarca satın alınacak konutlar TOKİ’nin belirleyerek kullanıma açacağı bloklar arasından, noter huzurunda yapılacak kura ile belirlenecektir. Konutların,  adet, brüt m²,  net m² ve fiyat bilgileri ihale sonrası kesinlik kazanacaktır. ÖDEME: Hak sahiplerine konutlar; Satış fiyatının  %10’u peşin (Başvuru bedeli düşüldükten sonra kalan tutar),  kalan tutarın tamamı aylık % 0.49 oran  ve 240 ay vade ile ödenecektir. (T.C. Ziraat Bankası A.Ş. tarafından  konut alıcılarına kredi kullandırılacaktır.) Taksit ödemeleri, sözleşme tarihini takip eden ay itibariyle başlatılacaktır. Projenin yeterli talebin oluşmaması veya mücbir sebepler nedeniyle projenin gerçekleştirilememesi halinde, başvuru bedeli belirlenecek geri ödeme takvimi çerçevesinde en kısa sürede faizsiz bir şekilde iade edilecektir. BAŞVURU ŞARTLARI: Projeye başvuru yapabilmek için, başvuru sahibinin; T.C. vatandaşı olması, Proje il /ilçe sınırları içerisinde 1 yıldan az olmamak koşulu ile ikamet ediyor olması veya Proje il veya ilçe nüfusuna kayıtlı olması, Konut satın almak için başvuruda bulunanların kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocukları üzerine T.C. sınırları dahilinde tapuda kayıtlı bağımsız konutlarının bulunmaması, kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocuklarının daha önce Toplu Konut İdaresinden konut satın almamış olması şartları aranacaktır. (Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimleri kategorisi hariç). Aylık hane halkı gelirinin, en fazla net 5.500 TL olması gerekmektedir. (İstanbul İli için 6.000 TL (Başvuru sahibinin ve eşinin gıda, yol, vs. her türlü aldıkları yardımlar dâhil olmak üzere toplam hane halkı aylık net gelirinin toplamı.) (Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile bunların Dul ve Yetimleri Hariç) Bir hane halkı adına, yani kişinin kendisi, eşi ve velayeti altındaki çocukları adına yalnızca bir adet başvuru yapılabilecektir.  Başvuruları yapacak vatandaşlarımızın; 25 yaşını tamamlamaları gerekmektedir. Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile bunların Dul ve Yetimlerinde; Konutlar %10 peşin 240 ay vadeli sabit taksit ödemeli ve taksit başlangıçları teslim tarihini takip eden ay itibariyle başlayacak şekilde satılacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınan “HAK SAHİPLİĞİ BELGESİ”  ile Projenin bulunduğu İl sınırları içerisinde son 3 yıldır oturuyor olduklarına dair adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden alacakları belge veya İl nüfusuna kayıtlı olduklarına ait belgeler istenecektir. Vefat eden emeklinin emekli olmayan eşi de başvuru yapabilir. ( Vefat eden emeklinin aylık maaşını alan dul kızları hariç)   BANKADAN YAPILACAK BAŞVURU İŞLEMLERİ : Başvuruların kabul edileceği yer: T. C. Ziraat Bankası A.Ş.’nin Proje ilindeki yetkili şubeleri Başvuru sahipleri; Nüfus Cüzdanı ile birlikte; Ayrıca, Şehit Aileleri, Terör, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alacakları “Belgeyi” Engelli vatandaşlarımız, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen kimlik kartının fotokopisi veya tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış sağlık heyet raporunu (en az % 40 engelli olduğuna dair) “Belgeyi” Emekli Vatandaşlar, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan emekli kimlik belgesi veya emekli olduğunu gösteren “Belgeyi” Başvuru Formu, Kategorisine göre yetkili banka şubelerinden 2 nüsha olarak temin edilecektir, Banka tarafından numaralandırılarak teslim alınacak ve 1 nüsha da başvuru sahibine geri verilecektir. Başvuru işlemleri sırasında; 2+1 konutlar için; 500-TL (beşyüztürklirası) başvuru bedeli alınacaktır. 3+1 konutlar için; 1.000-TL (bintürklirası) başvuru bedeli alınacaktır. (Şehit Aileleri, Terör, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimleri kategorisi hariç) KURA ÇEKİLİŞİ : “Hak Sahibi Belirleme Kurası” noter huzurunda; Banka ve İdare yetkilileri denetiminde gerçekleştirilecektir. 1) Şehit Aileleri, Harp ve Vazife Malulleri ile Dul ve Yetimleri konut sayısının %10’u kadar kontenjan ayrılacak ve gerek görüldüğü takdirde kura ile hak sahipleri belirlenecektir. Kura sonucu bu kategoriden hak sahibi olamayan başvuru sahipleri diğer alıcılar kategorisindeki başvuru sahipleri ile birlikte kuraya tabi tutulacaktır. 2) “En Az %40 Engelli Vatandaşlara” konut sayısının %5’i kadar kontenjan ayrılacak ve gerek görüldüğü takdirde kura ile hak sahipleri belirlenecektir. Kura sonucu bu kategoriden hak sahibi olamayan başvuru sahipleri diğer alıcılar kategorisindeki başvuru sahipleri ile birlikte kuraya tabi tutulacaktır. 3) Emekli Vatandaşlara konut sayısının %25’i kadar kontenjan ayrılacak ve gerek görüldüğü takdirde kura ile hak sahipleri belirlenecektir. 4) Diğer Konut Alıcı Adayları için İdaremizin genel uygulamalarında olduğu üzere başvuru sayısına göre gerektiği takdirde kura ile hak sahipleri belirlenecektir. Kura çekiliş yeri ve programı daha sonra açıklanacaktır. Kurada, asil ve yedek olarak hak sahibi olamayanlar başvuru bedellerini, kura çekiliş tarihinden itibaren 2 (iki) iş günü sonrasında T.C. Ziraat Bankası A.Ş. yetkili Şube’lerinden geri alabilecektir. …

Devamı...

Ergan’da 17 Bin 950 Metre Kesintisiz Kayak Keyfi

Özel Haber: Eren Varlı Dünya’nın ve Türkiye’nin ilgisini açıldığı günden bugüne kadar çeken Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi bu sezon kayak severlerin en çok tercih ettiği merkez olacak. Dünya’nın ve Türkiye’nin kesintisiz en uzun kayak pisti öncülerinden olan Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi pistlerde yeni yapılan düzenlemeyle Siyah: Tehlikeli, Kırmızı: Zor ve Mavi: Orta seviye pistlere kavuştu. Karla buluşan Ergan Dağı yeni sezon için gün sayıyor. Geçtiğimiz gün karlama ve pist düzenleme çalışmaları başlayan Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi bu yılda Ocak ayında Türkiye Kayak Federasyonu tarafından yapılacak bir organizasyona ev sahipliği yapacak. 2020 yılı kış sezonunda adından daha çok bahsettirecek Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi sporcularında başta gelen tercihleri arasında yer alıyor. Havaalanına 10 km uzaklıkta bulunan Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi şehir merkezine olan yakınlığıyla da tercih sebebi. 2020 yılı kayak sezonu hizmet ücretleri de sezonun yaklaşmasıyla belli oldu. Edindiğimiz verilere göre Erzincan Ergan Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi 2020 yılı kayak sezonunda vatandaşlara kendisine yakın kayak merkezleri arasında Türkiye’de en uygun fiyata hizmet verecek. Ergan Kayak Merkezi 2020 Sezonu Skipass Ücretleri Munzur Sıra Dağlarının eteklerinde bulunan Ergan Kayak Merkezi’nde 2019-2020 sezonu kayak ücretleri şöyle: 1 günlük sınırsız kayak ücreti 50 TL, öğrenci ücreti ise 40 TL. Tek Çıkış: 15 TL, öğrenci 10 TL 5 Çıkış: 50 TL, öğrenci 40 TL 10 Çıkış: 90 TL, öğrenci 70 TL 20 Çıkış: 160 TL, öğrenci 130 TL 50 Çıkış: 375 TL, öğrenci 300 TL Gece Kayağı: 40 TL T-Bar Tek Çıkış: 5 TL Kızak: 10 TL.

Devamı...

Zulme Sessiz Kalmadılar

Haber: Eren VARLI Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından Doğu Türkistan’da yaşanan vahşet dolu zulme karşı bir basın açıklaması yapıldı. Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından Cumhuriyet Meydanında “Zulme Sessiz Kalma” sloganıyla yapılan basın açıklaması yoğun bir katılımla gerçekleşti. Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu adına konuşan Nebi Gül yaptığı açıklamada; “Emperyalizmi durduracak olan mazlumların dayanışmasıdır. Dün Şırnak İdil’de şehit olan kahramanlarımıza Allah’tan rahmet dileyerek sözlerime başlıyorum. ABD’den Rusya’ya Çin’den AB’ye kadar küresel emperyalizm, insanlığa ve özelde İslam dünyasına karşı acımasız bir savaş yürütüyor. Küresel emperyalizm nedeniyle küresel yoksulluk ve açlık büyürken, iç savaşlar ve insani krizler derinleşiyor. Bugün dünyada 66 ülkede savaş ve çatışma yaşanırken ölen her 4 kişiden 3’ünü siviller oluşturuyor. 2018’de savaş ve çatışmalarda 12 binden fazla çocuk yaşamını yitirdi. BM’nin tespitlerine göre geçen yıl ölen ve yaralanan 24 binden fazla çocuğa karşı ağır hak ihlallerinin nedeni, çocukların savaşçı olarak kullanılması, cinsel şiddete maruz kalması ve hastane ya da okullara saldırılar düzenlenmesidir. Emperyalizmin kurduğu ya da koruduğu terör örgütlerinin saldırıları sonucunda 2018’de 16 bin kişi yaşamını yitirdi. Nitekim PKK/YPG’nin de, IŞİD’in de arkasında bu güçler var. Dünyada açlık, yoksulluk ve savaşlar nedeniyle 70 milyon insan mülteci durumunda yaşıyor. Batı’da yükseltilen ırkçılık ve göçmen düşmanı politikalar; göçmenlere sistematik saldırılarla hatta Yeni Zelanda’da olduğu gibi büyük katliamlarla sonuçlanıyor. İslam dünyası ise Sykes-Picot düzeniyle birbirine düşman kılınmış, etnik, dini, mezhebi fay hatlarıyla tuzaklanmış olmanın ağır sonuçlarını yaşıyor. Filistin halkı, 70 yıldan fazla bir süredir Siyonist işgal güçlerinin sistematik soykırımına maruz kalıyor. Mescid-i Aksa işgal edilmiş ve yıkım tehdidi altında. Emperyalist paylaşımın en kanlı sahnesi Suriye, ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya, İran ve Esed rejimi saldırılarıyla kan gölüne dönmüş durumda. Yüzbinlerce kişinin öldüğü, 5 milyon 700 bin kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığı Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Eylül 2014’ten bu yana 900’ü çocuk ve 700’ü kadın olmak üzere 3 binden fazla sivili katlederken; Rusya, Eylül 2015’ten bugüne yaklaşık 2 bini çocuk en az 7 bin sivili katletti. Esed rejimi ise 2011’den bu yana 173’ü çocuk 14 bin 131 kişiyi işkencelerde öldürdü. 2018’de 1. 437’si çocuk 19 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Mısır’da Sisi cuntasının hapishanelerinde her yaştan kadın-erkek binlerce kişi işkence ya da kötü koşullar nedeniyle hayatlarını kaybediyor, sözde yargılamalarla idam ediliyor. Yakınlarının ve avukatlarının görüşmelerine izin verilmiyor. Sözde demokrat Batı’nın ikiyüzlülüğü Mısır’da yaşananların dünya kamuoyunda tartışılmasını engelliyor. Komünist Çin rejimi, İspanyolların Endülüs’te yaptığı fiziki ve kültürel soykırımın benzerini Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur kardeşlerimize karşı gerçekleştiriyor. 28 toplama kampında tutulan 1 milyondan fazla Uygur, ideolojik programlarla kültürel, dini ve etnik yönden asimile ediliyor. Kampların dışında kalanlar ise evlerine yerleştirilen ve birlikte yaşamak zorunda bırakıldıkları Çinli erkekler üzerinden baskı görüyor. İşkence ve idam cezası karşısında Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin hiçbir hak arama imkânı da bulunmuyor. Yemen’de çatışmalarda bugüne kadar on binlerce kişi öldü ve milyonlarca kişi açlıkla boğuşuyor. Açlık nedeniyle, beş yaş altı 85 bin çocuk öldü. Arakan halkı dünya tarihinde ender görülen bir soykırıma maruz kalırken, Keşmir 70 yıldır kanayan yara olmaya devam ediyor. Afganistan’da binlerce kişi ABD tarafından katledilirken, Pakistan’da da siviller ABD’nin saldırılarına uğruyor. Libya’da emperyalist güçler BM’nin tanıdığı meşru yönetime karşı Hafter güçlerini destekleyerek bir iç savaşı körüklüyor. Orta Afrika, Sudan, Irak, Somali, Çeçenistan ve diğer birçok İslam ülkesinde emperyalizmin ve işbirlikçilerinin sebep olduğu ağır insan hakları ihlalleri, ölümcül saldırılar yaşanıyor. Son 25 yılda savaşlarda 12,5 milyon Müslüman yaşamını yitirdi. Bu küresel çaplı bir soykırımın müsebbibi ya da faili emperyal sömürü düzenidir. Küresel medya ağı, bu vahşet tablosunu örterek gerçekleri tersyüz etmeye, emperyalizmin mütecaviz politikalarını haklı çıkarmaya çalışırken, BMGK gibi uluslararası yapılar, mağduru değil mağruru, mazlumu değil zalimi koruyarak hegemonik düzenin bekçiliğini yapıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesinin Mavi Marmara soruşturma dosyasını, ‘suçun UCM’de yargılanacak ağırlığa ulaşmadığı’ gerekçesiyle 3. kez kapatma kararı alması bunun son örneğidir. Bizler Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, dünyanın yaşadığı insani krizin arkasında emperyalizmin sömürü düzeninin olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İnsanlığın zulümden kurtuluşunun ezilen toplumların ve İslam dünyasının dayanışmasından geçtiğine inanıyoruz. Bizler, Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu olarak Dünya İnsan Hakları günü münasebetiyle, bütün vicdanlı insanları, bütün erdemli hareketleri insanlık ortak paydasında mazlumlarla dayanışmaya davet ediyoruz. Buradan bütün dünyaya haykırıyoruz: Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların yanında zulme karşı durmaya devam edeceğiz. Emperyalizmin sömürü düzenine karşı direniş ateşini her koşulda harlamayı sürdüreceğiz. Biz vicdanın sesiyiz. Bütün sesleri sustursalar da vicdanın sesini susturamazlar. Tarihe ve insanlığa karşı sorumluluğumuz gereği susmayacağız. Mısır, Suriye, Doğu Türkistan ve Filistin zindanlarındaki kardeşlerimiz özgür oluncaya, dökülen kanlar duruncaya kadar mazlumların sesi, çığlığı olacağız. Kahrolsun küresel emperyalizm! Yaşasın zulme karşı direnişimiz!” dedi.

Devamı...

“Beni Kalbinle Görür Müsün?”

Haber: Eren Varlı Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü geçen yıl başlatmış olduğu tersine kaynaştırma modeli uygulama projesi olan ”Beni Kalbinle Görür müsün?” projesi uygulanmaya devam ediyor. Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü geçen yıl başlatmış olduğu tersine kaynaştırma modeli uygulama projesi olan ”Beni Kalbinle Görür müsün?” normal eğitim gören öğrencilerin, özel eğitim öğrencilerine karşı olumlu tutum ve davranışlar geliştirerek farkındalık oluşturmalarını ve özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin de sosyalleşmelerine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında bu hafta Şehit Astsubay Tamer Meriç Ortaokulu öğrencileri, Rehber öğretmenleri eşliğinde Sümer Özel Eğitim Meslek Okulunu ziyaret ederek buradaki özel eğitim alan öğrencilerle bir araya geldiler. Sümer Özel Eğitim Meslek Okulunda yer alan ahşap, güzellik ve cilt bakım, yemek ve el sanatları atölyelerinde çeşitli etkinliklere katılan Şehit Astsubay Tamer Meriç Ortaokulu öğrencileri eğlenerek iyi vakit geçirdiklerini, ziyaretten memnun olduklarını ve tekrar gelmek istediklerini söylediler. Sümer Özel Eğitim Meslek Okulu öğrencileri de okullarına yapılan bu ziyaretlerden çok memnun kaldıklarını ifade ettiler.

Devamı...

500 Başlık Damızlık Düve Üretim Merkezi

Haber: Eren Varlı Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin, Tarım ve Orman Bakanlığınca yayımlanan Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında Damızlık Düve İşletmelerine %50 Hibe Desteği çerçevesinde Erzincan’ın üç sivil toplum kuruluşu tarafından yapılacak olan 500 Başlık Damızlık Düve Üretim Merkezi’nin kurulacağı araziyi ve İnşaat alanının gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürü Murat Şahin ve Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Yaşar Faruk Günay’ın birlikte gerçekleştirdiği ziyaret hakkında konuşan İl Müdürü Murat Şahin açıklamasında; “Erzincan’ın üç önemli kamu nitelikli kuruluşu olan; Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği “damızlık hayvan üretimi” ve benzeri tarımsal üretim faaliyetlerinde bulunmak üzere Erzincan Damızlık Hayvancılığı Geliştirme ve Organizasyon A.Ş’yi kurdular. Tarım şehri Erzincan’ımızın kalkınması için önemli işler yapabileceğine inandığım bu birliktelik sivil topluma dayalı kalkınma anlayışı itibariyle de iyi bir örnek oldu.  Şirket ortağı kuruluşlarımızın yöneticilerini kutluyor ve başarılar diliyorum” dedi. Birlik Başkanı Yaşar Faruk Günay açıklamasında; “500 Başlık Damızlık Düve Üretim Merkezi’nin ilimize kazandırılmasında İdare çalışanlarına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Devamı...

Çakar Uygulamasında Eski Milletvekillerine Ayrıcalık Yok

İçişleri Bakanlığı, çakar lamba kullanımında eski milletvekillerine geçiş üstünlüğü tanınmasına ilişkin düzenleme bulunmadığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, basında son torba kanuna atılan bir madde ile çakar lamba kullanma hakkının eski milletvekillerine de tanındığı yönünde bir iddiada bulunulduğu belirtildi. Trafik güvenliğini tehlikeye atan ve vatandaş nezdinde ciddi sıkıntılara neden olan ve kamuoyunda çakar olarak adlandırılan yetkisiz sesli ve ışıklı sistemi kullanımının engellenmesi amacıyla, geçiş üstünlüğüne sahip araçlar ve bunların kullanabilecekleri sesli ve ışıklı sistemlerin ne olacağına ilişkin usul ve esasların İçişleri Bakanlığınca 24 Eylül’de onaylanarak 1 Kasım 2019 itibarıyla yürürlüğe girdiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu usul ve esasların zorunlu hallerde, ambulans, itfaiye, AFAD, kolluk kuvvetlerinin araçları ve risk tehdit değerlendirmesi kapsamında devletin en üst protokolündeki makamların emir ve zatlarına verilen araçların geçiş üstünlüklerini nasıl kullanacağı ve uymayanlar hakkında yapılacak işlemlerin açık bir şekilde düzenlendiği kaydedildi. Düzenlenen usul ve esaslarda kesinlikle eski milletvekillerine geçiş üstünlüğü tanınmasına ilişkin düzenleme bulunmadığı bildirilen açıklamada ayrıca TBMM İçişleri Komisyonunda görüşülüp genel kurula sevk edilen düzenlemelerde de böyle bir maddenin yer almadığının tespit edildiğine değinildi. Açıklamada, vatandaşlar nezdinde olumsuzluklara sebep olan yetkisiz sesli ve ışıklı sistemi kullanımı ve başta güvenlik şerit ihlali gibi trafik güvenliğini tehlikeye atan haksız geçiş üstünlüğü ihlalleri ile ilgili mücadelenin kararlılıkla ve ara vermeden devam edeceği kaydedildi.

Devamı...