14 Aralık Cumartesi , 2019

“15 Temmuz’u Anmak ve İhaneti Anlamak”

 

Kur’an Kursları Öğrencileri tarafından, “15 Temmuz’u Anmak ve İhaneti Anlamak” temalı bir program gerçekleştirildi.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Erzincan il Müftülüğü tarafından kız ve erkek yatılı Kur’an Kursu talebelerinin katılımı ile İl Müftülüğü konferans salonunda “15 Temmuz’u Anmak ve İhaneti Anlamak” temalı program düzenlendi.

Erzincan İl Müftülüğü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan acı hatıranın anısına o gün yaşananları dimağlarda daima canlı tutmak, yaşananlardan ibret almak ve hiç tereddüt etmeden canlarını vatana feda etmek üzere yollara dökülen aziz milletin gösterdiği kahramanlık destanlarını sonraki nesillere aktarmak adına Kur’an Kursu talebelerinin hazırladığı program yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Müftülük konferans salonunda gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliklerine Erzincan Vali Vekili Mehmet Şerif Olçaş, Erzincan Belediye Başkan Vekili Murat Demir, Erzincan Merkez Komutanı Albay Hüsamettin Turhan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Erzincan İl Müdürü Yahya Tekin, Erzincan İl Müftüsü Mehmet Emin Çetin, Kurum ve Daire Müdürleri, Siyasi Parti Temsilcileri, STK Temsilcileri, Kur’an Kursu öğrencileri, velileri, çalışanları ve davetliler katıldı.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli birlik Günü etkinlikleri, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Kur’an Kursu öğrencisinin okuduğu Kur’an-ı Kerim ile başladı. Açılış konuşmalarını yapan Erzincan İl Müftüsü Mehmet Emin Çetin konuşmalarında; “Türk milleti tarih boyunca pek çok badireler atlatmıştır. Zaman zaman ihanetler yaşamış, zaman zaman dış düşmanların topluca baskısı altında kalmış, ama hiçbirine boyun eğmemiştir. Bundan sonra da inşallah bu yetiştirdiğimiz evlatlarımız sayesinde geleceğe umutla bakacağız, o yavrularımızın vatanımıza, mukaddesatımıza sahip çıkması konusundaki inancımız tazelenmiş olacaktır inşallah…

Bundan 3 yıl önce, din kisvesi altında üzülerek söylüyorum, bir din hizmetlisi olarak din hizmeti sunan bir müessesenin temsilcisi olarak üzülerek ifade ediyorum ki, dini kullanarak insanları aldatan, dinle aldatan bir şer odağı, terör odağı bir şebeke tarafından kandırılan birtakım insanlarımızın kalkışmasını yaşadık. Acı olan, kendi ellerimizle beslediğimiz imkânlar ve fırsatlar verdiğimiz, kendi çocuklarımızı bize karşı kullanmalarıdır. Dış güçlerin tezgâhına gelip ülkemizin geleceğine, İslam ümmetinin geleceğine kast etmeleridir. Bize düşen böyle meş’um olaylarla karşılaşmamak için, nesillerimizi doğru dini bilgiler, sahih dini bilgiler ışığında yetiştirmek ve onları geleceğe hazırlamak, geleceğimizde söz sahibi kılmaktır.

Şüphesiz bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığı’na, Gençlik Spor Bakanlığı’na Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’na işler düşmektedir. Benzeri kurumlara da işte düşmektedir. Ama öncelikle her birimize veliler olarak, anneler babalar olarak büyük sorumluluklar düşmektedir.  Çocuklarımızın neler öğrendiğini, kimlerle arkadaşlık yaptığını, kimlerin yanında olduğunu görmemiz, bilmemiz gerekiyor. Onların öğrendiği bilgilerin doğru bilgi olup olmadığını görmemiz, bilmemiz ve onlara doğru bir şekilde rehberlik etmemiz gerekiyor. Bu konuda her birimizin sorumluluğu vardır” diyerek konuşmalarını sürdüren İl Müftüsü Çetin,  “3 yıl önce 2016 yılının 15 Temmuz’unda gerçekten her şeyin güzel gittiğini düşündüğümüz bir anda, gece yarısına doğru bir vakitte televizyonda gördüğümüz bir takım olaylar hepimizi şaşkına çevirdi. Yani ne oluyordu?  Türkiye’de neler eksik,  peki niçin böyle bir şeye kalkıştı birileri? Türkiye’nin dünya kamuoyunda hızla yükselen bir değer olmasını istemeyenler mi vardı? Şüphesiz böyle bir şey vardı ortada.  Çünkü her gün dünyanın gidişatından söz sahibi olmak istediğini beyan eden bir ülke ve temsilcileri vardı. Bunların sesini kesmek isteyen bir takım güruhlar vardı. Bunu batılı güçlerin yapması ya da doğru kişilerin yapması anlaşılabilir, dışarıdaki düşmanların böyle bir isteğinin olması anlaşılabilir, kabul edilmez ama anlaşılabilir. Ama asıl içimizdekilerin böyle bir düşünce içerisinde olmasını anlamak ve kabul etmek mümkün değildir.  İşte burada eksiklerimizi gördük, hatalarımızı gördük, uygulamadaki yanlışlıklarımızı gördük. Bu tablodan herkesin ciddi dersler alması lazım” dedi.

Müftü Çetin’in konuşmalarının ardından Kur’an Kursu öğrencileri sırasıyla, “Bu Vatan Bizim” şiiri ve Türkiye’m şarkısını seslendirdiler. Bilal-i Habeşi Kur’an Kursu talebelerinin hazırladığı İstanbul Boğazı köprüsünde o gece yaşanan olayları sahneleyen öğrencilerin gösterisi ayakta alkışlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı sinevizyon gösterisi sonrasında Dede Paşa Hafızlık Kur’an Kursu talebeleri tarafından hazırlanan Şehit Ömer Halisdemir gösterisi, İşaret Dili Öğrencileri gösterisi ve Tekinler Kız Kur’an Kursu talebeleri “gülümse anne” adlı şarkıyı seslendirdiler. Program süresince izleyiciler arasında duygu dolu anlar yaşandı.

Diğer Haber

Zulme Sessiz Kalmadılar

Haber: Eren VARLI Erzincan Sivil Toplum Kuruluşları Platformu tarafından Doğu Türkistan’da yaşanan vahşet dolu zulme …