15 Temmuz Pazartesi , 2024

“Bayramlar Mutluluğun, Sevincin, Hakkını Verme Günleridir”

İl Müftüsü Mehmet Emin ÇETİN’in Ramazan Bayramı Mesajı

Rahmân ve Rahîm (olan) Allâh’ın Adıyla…

Bugün “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş” olan on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif-i geride bırakmanın hüznünü, onu hakkıyla idrâk edebilmenin onurunu, bayrama ulaşmış olmanın da sevincini yaşıyoruz.

Bugün, kulluk vazifemizi yerine getirmenin haklı gururuyla bayramımızı kutluyoruz. Günahlarımızın affolunduğu ümidiyle ve büyük sevaba nail olduğumuz düşüncesiyle bayram yapıyoruz.

Bayramları fırsat bilip, kin ve düşmanlıklarımızı bir kenara atalım. Şeytanın tahrik ettiği hisleri ve düşünceleri yenelim. Kalbi kırık olanların gönlünü alalım. Küsleri barıştıralım. Kardeşlerimize bir tebessümü çok görmeyelim. Unutulan değerlerimizi hatırlayalım. Dostlarımızın kıymetini bilelim ve yeni dostluklar kuralım. Varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızın ellerini öpelim. Hayır dualarını alalım. Bizler de onlar için her daim dua edelim, onlardan merhametimizi esirgemeyelim.

Bizler bayramı yaşarken; dünya coğrafyasında henüz bayramların ulaşmadığı, matemle, kan ve gözyaşıyla bu günleri karşılayan kalbi kırık anaları,  mahzun kederli babaları, yetim kalmış çocukları unutmayalım. Esenliğe kavuşmaları, huzur ve mutluluğu yakalamaları için Rabbimize dua ve niyazda bulunalım.

Bayram; bir ay boyunca iyilik, ibadet ve tefekkürle kendini her yönüyle eğiten müminlere ramazan-ı şerif’in en güzel armağanıdır. Bayram; kardeşine tebessüm etmeyi sadaka bilen peygamber ahlakının müntesiplerine, yeryüzündeki olanca kötülüğe karşılık, kardeşlik ve muhabbeti bütün âleme yaymak için büyük bir umut ve azimle çalışan iyilik erlerine, âlemlerin rabbinden bir hediye ve rahmet vesilesidir. Bayramları anlamlı kılan, can taşıyan her varlığın bu iyilik ve güzellik ikliminden en güzel şekilde istifade etmesidir. Dolayısıyla acı, hüzün ve gözyaşının kuşattığı dünyamızda, bütün müminler olarak aynı hissiyatı ve aynı sevinci yaşamak adına birlik-beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı, gönül köprülerimizi onarmak ve güçlendirmek bayramların bizlere yüklediği en önemli görev olmalıdır.

Bayramlar, bizleri istikbale taşıyan ve tarih sahnesinde biz Müslümanlara süreklilik kazandıran en müstesna zaman dilimleridir. Bayramlar, zamanı başka zaman, cihanı başka cihan eyleyen, mahzun gönüllere sevinç ve müjde tattıran, coşku ve barış rüzgârlarının dalga dalga yayıldığı ulvî zaman dilimleridir. Bu coşku, bayram sabahı, bayram namazı ile birlikte tekbirlerle gürleşir, gönülden gönüle, evlerden evlere taşınır; sokaklara, meydanlara taşar; müminlerin yüzünde ve sesinde hayat bulur. Bayramlar, her yıl gelip geçen sıradan bir tatil günü değil, insanî ve İslamî güzelliklerin birlikte yaşandığı, birlik, beraberlik, sevgi ve saygının en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumun bütün kesimlerinin birbiriyle kaynaştığı paylaşma ve dayanışma günleridir.

Bayramlar mutluluğun, sevincin, hakkını verme günleridir. “İsraftan kaçınarak tasarruf ettiğimiz Allah’ın bizlere verdiği nimetlerden” fakirlerimizi, yoksullarımızı, dul ve yetimlerimizi, bu günlerde muhtaçlarımızı ihtiyaç sahibi öğrencilerimizi vatanlarını terk ederek muhacir olmuş Suriyeli ve Mülteci kardeşlerimizi zekât, fitre, sadaka ve yardımlarımızla sevindirmeliyiz. Birlik ve beraberliğe ekmek ve sudan daha muhtaç olduğumuzu unutmamalıyız. Bayrama barış, umut ve güven içinde ulaşan bizler, bugün umutsuzluğu gönüllerimizden söküp, bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram etmeli; bayramın sevincini, neşesini dua, tekbir ve selamlarla önce kendi içimizde duymalı sonra da bayrama acıyla, gözyaşıyla ulaşabilmiş kardeşlerimize bunu en kalbi ve samimi duygularımızla hissettirmeliyiz.

Bayramda evlerden evlere taşınan armağanları, gönüllerden gönüllere taşıyalım! Hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Özellikle varlık sebebimiz olan anne ve babalarımızı unutmayalım ve onların hayır dualarını alalım. Evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımızı, kuşatıcı bir sevgi ve kardeşliği yaşadığımız bu ibadetin coşkusu ile tanıştıralım. Bize sığınan kırık kalpleri onaralım, gönlümüzün kapılarını Allah’ın biçare misafirlerine açalım. Bayramın manevi atmosferinde mültecileri, yetimleri, yaşlıları ve engellilerin gönüllerini imar etme, huzurevlerinde kalanları, öğrencileri, toplumumuzun yetimleri sokak çocuklarımızı, yoksulları, onuruyla, izzetiyle yaşayan ihtiyaç sahiplerini, vatanımızın uğrunda canını feda eden aziz şehitlerimizin emaneti olan eşlerini ve yavrularını, hatırlayalım. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri, yara alan kardeşliklerimizi onaralım. Yüreklerin en ağır yükü olan küskünlüklere son verelim. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım.

Duâlarımız, Alvarlı Efe’nin dizelerinde anlamını bulan bayram bilincine erişmemize vesîle olsun.

Mevlâ bizi affede
Gör ne güzel ıyd (bayram) olur
Cürm-ü hatalar gide
Bayram o bayram olur…

 Can bula cânânını

Bayram o bayram olur

Kul bula sultanını

Bayram o bayram olur

 

Nûr-i hidâyet dola
Dilde hidâyet bula
Nâsırın Allâh ola,
Bayram o bayram olur.

 Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik eder, bayramın milletimize, İslam âlemine ve bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini Cenâb-ı Allah’tan niyaz ederim.

Diğer Haber

“Bebek Dostu Kuruluş” değerlendirmesi yapıldı

Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi …